Cevval Gazete

Sesimi Duyan Var Mı?

Nurcan Biçer

 

Sesimi Duyan Var Mı?

6 Şubat, 4.17

Hepimiz öldük.

Ama bazılarımızı gömdüler…

☆☆☆

Bir varmış, bir yokmuş diye başlar bütün masallar.

Ve hepsi gökten düşen üç elma ile mutlu sonla biter.

Her birimizin hayatı ayrı bir masaldır, 4.17’de biten binlerce insanın hayatı gibi.

O gece hayatlar mutlu sonla bitmedi… Geride kalanların yarım kaldı yaşadıkları, hüzün çöktü yüreklere. Acı, morfin gibi uyuşturdu düşünceleri; ağlayamaz olduk kaybettiklerimize. Kayıplarımız sayamayacağımız kadar çoktu.

☆☆☆

Ölüm tüm canlıların, deprem bu ülkenin gerçeği.

Fakat başka bir gerçek daha var; acısı geçince unuttuğumuz.

“Deprem değil, bina öldürür.”

Neden?

Nedeni çok basit.

Tek sebep: Depreme dayanamayan

Binalar…

Tek çare; EĞİTİM

Düşünelim…

Bir doktor uzman olmak için yıllarca okur, okumakla kalmaz uzmanlık sınavına girer, binlerce can kurtarır. Yanlış bir kararı sadece bir cana mal olur.

Hâkim, savcı; yıllarca ciltler dolusu kanun ezberler, emsal kararlar inceler, kılı kırk yarar, adaleti sağlar. Yanlış bir karar verirse sadece bir cana mal olur.

Müteahhitler; genelde okumaz, parası varsa diker bir bir binaları, süsler, satar. Parasına para katar. Kazandığı para ile yeni binalar yapar, “bir şey olmaz” diyerek demirinden, çimentosundan da kar etmeyi ihmal etmez. Bir deprem olur, bir müteahhit binlerce cana mal olur.

Oysa bir doktor, bir hâkim kadar hatta daha fazla eğitim gerekir müteahhitler için. Bu ülkede en çok onlar eğitimden geçmeli, en çok onlar sınava girmelidir. Yaptıkları binalar denetlenmeli, kusurlu bulununca diploması fes edilmelidir. Binlerce can ihmale kurban gitmemelidir.

☆☆☆

Biz millet olarak acıdan beslenir, acı ile güçleniriz. Acılar bizi tek yürek yapar, sarar sarmalarız hiç tanımadığımız acıyan yürekleri. Kol kanat gerer, gerekirse yemez yediririz.  Sonra unuturuz yaşanan acının asıl sebebini.

17 Ağustos’ta ülke olarak derin hüzünler yaşadığımız deprem Düzce, Van, İzmir ve Elâzığ ile kendini hatırlatmıştı. Ama biz unuttuk. “Sesimi Duyan Var Mı?” dilimizde kaldı, duyduğunu unuttu kulaklarımız.

 

Depremle birlikte gündemimize gelen depreme dayanıklı binalar da zamanla unutulacak, ertelenecek…

Sonra yaparım dediğimiz zamanda o sonra hiç gelmeyecek mi?

Yurdumun deprem kuşağında kırılan bir fay binlerce can için mezar olmaya devam mı edecek?

Oysa ders almalıydık geçmişimizden. İlim rehberimiz, bilim yoldaşımız olmalıydı.

☆☆☆

“Büyük yıkım gelip geçti, kalıntılar ortasındayız şimdi. Küçücük yeni evler kurmaya, küçücük yeni umutlar beslemeye başlıyoruz. Oldukça güç bir iş bu: Geleceğe uzanan düz bir yol yok ama engellerin çevresinde dönüp duruyoruz ya da üzerinden atlıyoruz. Yaşamamız gerek; yer gök yıkılmış olsa bile. ” Layd Chatterley

Acılarımızı sararken binalarımızı sarmayı unutmayalım.

“Sesimi Duyan Var Mı?” çığlığımız olmasın.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Sesimi Duyan Var Mı? - 22 Mart 2023 18:39
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. Nezihe Tatar dedi ki:

    Muhteşem bir değerlendirme yazısı olmuş NURCAN ÖĞRETMEN, kutluyorum! Hem duygu yüklü hem kıssa ve ileti zengini muhteşem bir yazı. Kutluyorum…
    Doğru tespitler, doğru sitemler…
    Evet Türkiye’mizde 300.000(üç yüz bin) müteahit varmış çok azı inşaat konusunda ehliyet sahibi; lakin İnşaat mühendisi yetiştiren fakültelerde de deprem bina ilişkisini inceleyen bir ders okutulmuyor işin şaşırtıcı yanı.
    İnşaatların denetiminden sorumlu mühendislerin çoğu inşaatı denetlemeden sağlamlığını onaylıyormuş; medya arsştırmalarından öğreniyoruz. Hasılı süslü tabut yapan müteahitlerin suç ortakları yelpazesi oldukça geniş… Ne yazık!
    Her şeyin ateş fiyatı olduğu ülkemizde İNSAN HAYATI oldukça ucuz! Ne acı…
    En büyük yoksulluğun vicdan yoksulluğu olduğunun ayrımına vardığımız gün yoksulluğumu, acılarımız tükenecektir. Acıda, ağıtta, yasta değil; bilimsel gerçekleri halk yararını, insan hayatını vazgeçilmez gördüğümüz üretimde, hakça dürüst adil paylaşımda, ahlak adalet ve hak gözetmekte birleşelim.
    Sevgiyi mutluluğu, huzuru, insan onuruna yaraşır yaşamı paylaşalım; acıların nedenini aklımızda, kayıplarımızı kalbimizde kayıtlı tutarak hayatı hem kendimiz hem diğer canlılar için daha yaşanır kılalım. Yaratılış gayemiz bu çünkü insansak, Yaratan’a inanıyorsak…
    Mazlumun gözyaşının hesabı bu tatafta olmazsa diğer tarafta mutlaka sorulacaktır, bu vebale yanlışı görmezden gelen herbirimiz ortağız…
    Ne mutlu bu gerçeği unutmayanlara…

  2. Hale Kaynak dedi ki:

    Hakikaten çok güzel tespitler yapmışsınız.Yüreğinizden gelerek yazdığınız çok belli çünkü okurken hissediyor insan.Kaleminize yüreğinize sağlık.Yazılarınızı dört gözle bekliyor olacağım.

  3. Hulkiye kaynak dedi ki:

    Sanatınızı konuşturmuşsunuz kaleminize sağlık gelecek yazıları sabırsızlıkla bekliyoruz.

BİR YORUM YAZ