GÖNÜLLERDE YAŞAMA FIRSATI
GÖNÜLLERDE YAŞAMA FIRSATI
Zenginlikmiş, bütün servetimi versem çocukluğumu, gençliğimi geri verir mi yıllar dersin, amcam kızı? Kaygısız, koşup oynadığımız o bayram sabahlarından birini satın alabiliriz miyiz o servet dediğin şeyle? Arifeden kına yakılmış ellerimiz birbirine kenetlenmiş, biz el öpme şeker toplama ehliyetine ulaşmış kardeşler, kollarımızda annemin özenle hazırladığı çantalar, üstümüzde dağ çiçekleriyle bezeli basma, kaşmir, divitin fistanlar komşu çocuklarıyla birlik küçük gruplar halinde sokakları bölüşürdük. Hangi kapıda nasıl karşılanacağımızı bilir, Elmas Nineyi, Sultan Kadını, Emir Dedeyi… Bu bayram da değişmeyecek ikramlarıyla karşımızda hayal eder, ağızlarımız kulaklarımızda gülüşürdük. Elmas Nine grup halinde, biraz da kalabalık gitmişsek, avuçlarımıza tek tek ikişer üçer kuru üzüm veya fıstık tutuştururdu. Elini öpen son çocuğun başını okşarken tümümüze dua ve teşekkür ederdi. Sultan Ninenin yıllardır kapısını çalmayan oğlu ve torunlarına ağıdıyla dertlenir, ağırlanarak fakat hüzünle dönerdik. Emir Dede bize geçmiş bayramları anlatır, sabredip bekleyenlerimize harçlık verirkurabiye ikram ederdi… Babam beni tike dağıtmakla görevlendirdiği için bir süre sonra grup liderliğini kardeşim Meliha’ya bırakarak eve tike dağıtmaya koşar görevim bitince kalan haneleri tek dolanır, gruba oranla daha özenle ağırlanırdım…
Babam kurbanı üç eşit parçaya bölerdi! Bu parçalardan birini yedi tikeye ayırır, “Kurban kesemeyenler bekler! Hadi kızım! ” diyerek tikeleri özel ambalajlarla üçer üçer çantama yerleştirirdi. Tike götürdüğüm evlerde, özellikle güngörmüşgeçirmiş, bir şekilde yoksul düşmüş arlı sırlı o ninelerin yüzlerindeki mahcup memnuniyet ifadesini yılar var ki unutamam! Bayram süresince tenceremiz kaynar, el öpmeye gelen hısım akraba konu komşuya isteğe göre kızartma ya da haşlama et ikram edilirdi. Kapımız hep açık soframız hep hazırdı. Kurbanın üçte biri de bu amaçla ayrılırdı. Eğer yetmezse babam ev halkına ayrılan üçte birle eş dosta ikram edileni takviye ederdi. Zenginlik buydu işte, biz zenginliğin paylaşılmasının verdiği huzuru o Halil İbrahim sofralarında gördük…
O sofralarda zengin yoksul tüm çocuklar eşitlenirdik. Mutluluk, zenginlik gülüşlerine takılıydı eşitlenen, yüreklerce sevinen çocukların. Evet, yıllar var ki o mutluluktan uzak, çocukların gittikçe azalan ziyaretlerinden ötürü, buruk bayramlar yaşıyorum. Kurbanı kesip evime getirenim yok. Hadi getirttim. Üçte birini kimlere tike diye dağıtacağım, diğer üçte birini hangi hısım akrabaya ikram edeceğim. Kalanı bir başıma nasıl tüketeceğim. Bu yüzden yıllardır bağış yapıyorum. Bu ibadeti kızım ve benim adıma yerine getirecek ciddi hayır kurumlarını seçerken de kılı kırk yarıyorum…
“Bu ibadet farz olan herkes yapmıyor ne yazık ki bunu hocam! ” Haklısın! Zordur nefis meydanında dünya nimetlerine aldırmadan yaşamak. Hayatı servetlerine saklanarak yaşayanlar, paylaşma zenginliğinden yoksun, varlık içinde yoksuldurlar. Hayatı kendilerine yolculukla, kaçarak yaşayanlar gün gelir kendilerinden bile yoksun, kimsesiz kalırlar… Bayramlar gibi özel günleri fırsat bilip, varlıklarını, güçlerini paylaşanlar, hanelerini yüreklerini kabule, açanlar gerçekten itibarlı, huzurlu mutluluk ve manen zengindirler… Paylaşımlarıyla dokundukları ruhlarda, gönüllerde unutulmazdırlar. En büyük zenginlik bir çocuğun gözlerindeki ışığı, yüzündeki tebessümü hak etmek, bir çocuğun kalbinde yaşamaktır…
Bayramlar bu anlamda gönüllerde yaşama fırsatıdır…
Nezihe Tatar. Edeb. ders. Kitapları yazarı.

Hocam kalemine sağlık bizleri yıllar öncesine götürdünüz bizim memlekette tike denilmesi pay denilirse tike sözcüğünü de sayenizde öğrenmiş oldum çok teşekkürler. Dediğiniz gibi bizden önceki neslin ritüelleri ne yazıkki yok oldu şimdi evlerdeki derin dondurucuları doldurmak amaçlı kurban kesimi yapılıyor. Bir de bayram sabahı namazdan geldikten sonra kurban kesilene kadar yemek yemeden beklemek ve kesilen kurbanın kavurması ve yoğurtlu çorba ile kahvaltı yapmak artık yok yine de sağlıklı huzurlu nice bayramlar dilerim
Yüreğine kalemine sağlık Nezihe öğretmenim harika teşhis ve yaşadıklarımızı çok güzel ve yalın gerçeklikle anlatmışsın.Eee gün olur hatalı cihan değer.Ne diyelim Rabbim bu günümüzü aratmasın.
Duzeltme :hayali
Sevgili hocam yazınızı büyük bir ilgiyle okuduğumda özlem duydum,hüzünlendim,mutlu oldum bir çok duyguyu iç içe yaşadım anılarımızı büyük bir tatla anlatmışsınız teşekkürler.Bu arada hafızanıza da bir bravooo çektim bu sayede
benimde belleğimi yenilemiş oldunuz
kaleminize yüreğinize sağlık. Değerli ablacığım selamlar.
Harika beni küçüklüğüme götürdü nekadar güzeldi insan ilişkileri, sevgi saygı, paylaşım harikaydı, bizim çocukluğumuz çok mutluydu. Kaç bayramdır şeker alıyorum apartmandan bile bir çocuk gelip bayramlaşmıyor.
Çocuklarda haklı, okadar ahlaksızlıklar ortaya çıktıki artık aileler korkuyor, sokağa kıkaramıyorlar.
İnsanlar çok bozuldu buda beni çok mutsuz ediyor.
Yüreğinize sağlik güzel öğretmenim
Sizi gönülden selamlıyor tebrik ediyorum
Hüzünlendim dalıp dalıp gittim geçmişime
Anlattıklarınızı birbir yaşadım derinden kederlenerek Her bir satırınız bir yaşam bir anı Derinliklerinden bir pay değil çok şey buldum kendimden hayatımdan
Sizin değerli yazınızda yeniden yaşadım eski ama unutulmayan bayramları Yeniden hatırladım eski komşuları komşulukları Yeniden yaşadım çocukluğumu çocuksu duygularımı
Usta kaleminizi anladım tabii ki anlatamadım sizin gibi mümkün mü Fakat öyle bir yaşadımki bugünü dün gibi…
Dolu dolu bir bayram güzelliğinde
Sizde dolu dolu sağlikla yaşayın tüm bayramları
Kurban bayramınızı kutluyorum
Saygılar… Nazlı
“Kaygısız koşup oynadığımız o bayramlar. ” ahhh geçip giden o bayramlar. Ne güzel anlamışsınız Nezihe Hocam yüreğinize sağlık. İyi bayramlarla birlikte sağlık mutluluk diliyorum.
Sevgi, saygı, hürmet, vefa ve en önemlisi paylaşım..neredeyse unutulan değerlerimizi yeniden hatırlamak hem çok mutlu etti, hem de içimi burktu okurken..bunları yaşayan son nesiliz biz..canim Nezihe hocam kalemine, yüreğine sağlik..❤️⚘️
Sevgili Nezihe Hocam bize kaybettiğimiz Bayramları ve mutlu çocukluk dönemlerimizi hatırlattı teşekkürler..Kalemine sağlık.
Sevgili Nezihe hocam, eski ve manevi hazzını içimizde yasattigimiz bayramları çok güzel anlatmışsiniz. Sanırım yöreden yöreye eski bayramlar benzerlikler ve farklılıklara tam anlamıyla bayram gibi yasaniyordu. Kaleminize yüreğinize sağlık. Sevgilerimle
Her yazınız gibi, bu yazınızla da gönlümüzün içindeki en saklı en derin en güzel duygu denizini yine, yeniden coşturdunuz, dalgalar ruhumuzda tsunami etkisi yarattı her zaman oldugu gibi.
N’olur Nezihe hocam siz hep yazınız, yazdıklarınızı da kitaplastırınız. Derya deniz birikimlerinizden herkes feyz alsın, herkes yararlansın. Işık olsun örümcek bağlayan zihinlere…Mahrum bırakmayin bizi degerlerden!!
Hayatımıza kattığınız tüm bu zenginlik ve güzellik için sağ olunuz, var olunuz ve hep bizimle olunuz.
Sevgi ve saygı ile..❤️
Nezihe Öğretmen’im, okuduğum en güzel bayram anısı Yüreğinize sağlık, ne mutlu ki bu kadar güzel anılarınız var. Teşekkürler
Mukadder Kayhan